Prof.Dr.İ.Hamit Hancı

Prof.Dr.İ.Hamit Hancı

hamithanci@gmail.com

ENERJİ İÇECEKLERİNDE ALKOL OYUNU

Enerji içecekleri: Değişiklikler göstermekle birlikte içlerinde kafein, gingseng, şeker, vitamin B, carnitine, taurin, inositol, guarana tohumu, glukoranolakton, creatine içerirler.

En önemli içerik kafeindir. Enerji içecekleri, uyanıklık, kısa dönemli enerji ve performansta artış sağlamak amacıyla ilk olarak Avusturya’da 1997 de Amerika’da tanıtılmasıyla birlikte tüm dünyada ve ülkemizde tüketimi hızla artmıştır.Son yıllarda özellikle gençler arasında, enerji içecekleri alkolle birlikte kullanılmaktadır.Alkol ve enerji içeceğinin birlikte alındığında, alkol sarhoşluğunun belirtilerini azaltmaktadır.Alkol de enerji içeceği de vücutta su kaybına sebep olmaktadır.

Enerji içeceği uyarıcı iken alkol depresan/bastırıcı etki etmektedir. Bu vücüdu çok zorlayan bir durumdur Kafein alkolün uyku oluşturucu etkisini azaltmakta bu nedenle daha fazla alkol tüketimine neden olmaktadır. Enerji içecekleri kesinlikle alkolle karıştırılarak tüketilmemelidir.Böylesine bir zaruret varken enerji içecekleri ile ilgili yapılan bir mevzuat değişikliği çok ciddi sıkıntılara yol açacaktır.

                   Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından hazırlanan30 Haziran 2017 Resmi Gazetede değişikliğe uğrayan tebliğin                     5. Maddesi ç bendinde “Enerji içeceklerine bileşen olarak etil alkol ilave edilmez. Ancak ürünü oluşturan bileşenlerin                             çözündürülmesi, taşınması gibi işlemlerde kullanılabilen, bileşenlerde doğal olarak bulunabilen, üretim aşamasında                                 oluşabilen ve son ürüne taşınan etil alkol miktarı en fazla 3,0 g/L olur” ifadesine yer verildi.

  Enerji İçecekleri Tebliği daha önce 4 Ekim 2006 tarihli resmi gazetede 2006/47 sayılı olarak yayımlanmıştı. Bu tarihteki tebliğin 5.maddesi d fıkrasında ürün özellikleri belirtilirken “Alkol miktarı hacmen % 0,05 den fazla olmamalıdır” denilmişti.

30 Haziran 2017 Resmi Gazetede değişikliğe uğrayan tebliğin 5. Maddesi ç bendinde “Enerji içeceklerine bileşen olarak etil alkol ilave edilmez. Ancak ürünü oluşturan bileşenlerin çözündürülmesi, taşınması gibi işlemlerde kullanılabilen, bileşenlerde doğal olarak bulunabilen, üretim aşamasında oluşabilen ve son ürüne taşınan etil alkol miktarı en fazla 3,0 g/L olurifadesine yer verildi.

 

Önceki düzenlemede hacmen belirlenen alkol miktarı, yeni düzenlemede gr/L (Litrede gram) cinsinden belirlendi.

3 gr etil alkolün 3.8 ml hacminde olduğunu göz önüne alırsak , alkol miktarının % 0,05’ten % 0,38’e çıktığı yani alkol oranının 7 mislinden fazla artışına izin verildiği görüldü. (Etanol özgülağırlığı0,78924 gr/ml)

 

Bazı içkilerin alkol oranları: Bira: %3 -7,5 , Rakı: %45- 40 , Votka: %40 , Viski:%40-43 , Şarap:%8 -%15 Bir light biradaki alkol miktarının %10 undan fazlası bir miktara izin verildiği görülmektedir.

Alkol ve enerji içeriğinin birlikte alınmasının tehlikesinin yanı sıra,alkol içermediği bilinen bir içeceğin içinde alkol olmasının hukuk boyutu da tartışmaya açıktır.

Tebliğde enerji içeceğinde bulunmasına izin verilen İnositol ,Glukoronolakton ,Taurin, Kafein ve Şeker ler çözünmek için alkole ihtiyaç duymayan yani suda çözülebilen bileşiklerdir.

Taşınmaları esnasında alkole ihtiyaç duymazlar.

Üretim aşamalarında da bu oranda bir alkol oluşması çok mümkün görülmemektedir.

İçeceğin kabının üzerindeki bu ibareye dayanılarak alkolle alınmasının sakınca oluşturmayacağı fikrinin benimsenmesi sonucu maalesef zaten bazı eğlence mekanlarında alkol ve enerji içeceğinin birlikte alınması durumlarının daha da yaygınlaşabilme tehlikesi göz ardı edilmemelidir. Bu yanlıştan biran önce dönülerek eski tebliğ hükümleri geçerli olmalıdır.

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları