• Haberler
  • Güncel
  • Emet Kaymakamı Başkapan 'Fare gibi hala saklananlar var'

Emet Kaymakamı Başkapan 'Fare gibi hala saklananlar var'

Emet Kaymakamı Başkapan 'Fare gibi hala saklananlar var'

Haberin Özeti

  • 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi gününde konuşan Emet kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan, 10 yıl içinde hainlikleri ile toprak altına girenler kadar, cezasını çekenlerin bulunduğunu, ancak fare gibi hala saklananlarında olduğuna dikkat çekti.

15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi gününde konuşan Emet kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan, 10 yıl içinde hainlikleri ile toprak altına girenler kadar, cezasını çekenlerin bulunduğunu, ancak fare gibi hala saklananlarında olduğuna dikkat çekti.

“52 POLİSİMİZİ ŞEHİT ETTİKLERİ YERDEDE HAYKIRDIK”

Emet Kaymakamı Mehmet Alperen yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi;

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüzde, bu hain kalkışmayı tepeleyişimizin 10. yıl dönümünde sizlerle beraber olmaktan ve sizlere hitap etmekten şeref duyuyorum. Kim demiş her şeyin bitişi ölüm, destanlar yayılır mezarımızdan. Ben bu cümleyi Ankara'da, Gölbaşı'nda, hain kalkışmadan bir gün sonra Özel Harekât Başkanlığı'nın duvarında okudum. Altında o gece Özel Harekât'ta verdiğimiz 52 şehidimizin isimleri yazıyordu. Saat henüz onu bulmadan, bu namussuzlar çoğunluğu istirahatte olan, ranzalarında uyuyan ve henüz konudan haberdar olmayan Özel Harekât polislerimizin kaldığı yerleşkeye devletin uçaklarıyla bomba bıraktılar ve 52 polisimizi orada şehit ettiler.”

“CUMHURBAŞKANIMIZI TESLİM ALIP ÜLKEYİ ELE GEÇİRECEKLERİNİ SANDILAR”

“Daha detaylı işleyeceğiz ama şunu söyleyeyim: Aradan 10 yıl geçti, ne umdular ne buldular? Hak edenler o gece, o namussuzlardan toprağın altına girdiler. Kimisi içeri girdi, kimisi yılan gibi, fare gibi hâlâ saklanıyor, rezil oldular. Biz de 10 yıl sonra Allah'a şükür bu memleketin meydanlarındayız. Bu memleketin kırındayız, bayırındayız, EmeT Çayı'nın kenarındayız, Erzurum'da Serçeme Deresi'ndeyiz. Elhamdülillah, Allah ayaklarına dolaştırdı.

Cumhurbaşkanımızı teslim alacak sandılar. Türk milletini yılacak, askerimizi, polisimizi ve jandarmamızı kendilerine biat edecek sandılar. Türk milletini yıkacak sandılar. Ancak adeta hepsini tepeledik, memleketimizden defettik. Ebediyen izlerini ve köklerini kazıdık. Artık bugün itibarıyla sümüklü hocaları da, sahte mehdileri de gebermiş bulunuyor. Ne umdular, ne buldular? Allah belalarını verdi.”

“BİZLER DERS ÇALIŞIRKEN ONLAR SORULARI ÇALIYORDU”

“Tabii bu 15 Temmuz'un evvelini biraz irdeleyelim. Bakın, bu memlekette devlet çarkını, toplumsal çarkı, idareyi ve adaleti öyle manipüle etmişlerdi ki, belki unutmuşsunuzdur ama bir hatırlatayım istedim. Eğitimden başlayalım. Genç adamlar idik, bir okul kazanmak ya da memuriyet için dirseklerimizi çürütüp ders çalışıyorduk. Fakat birileri hiç çalışmaya gerek olmadan, önceden soruları aldıkları için her şeyi hallediyorlardı. Bizlerin yapacağı bir şey yoktu. Memleketin güvenlik kuvvetlerinde, devletten ve amirlerinden emir alması gereken asker forması, polis forması veya jandarma forması giymiş bir sürü şakirt, maalesef devletten değil, kendi sümüklü hocalarından emir alıyorlardı.”“Bizim cübbe giyip adil ve bağımsız karar vereceğini sandığımız hâkim sandıklarımız, vicdan terazisiyle veya kanun terazisiyle değil; sümüklünün ve şakirtlerinin çıkarları doğrultusunda karar veriyormuş. Memleket evlatları terörle mücadele ederken, meğerse üzerinde üniforma olduğu için silah arkadaşı zannettikleri kişiler, bu memleket evlatlarının kuyusunu kazıyormuş; teröristlere yardım ediyormuş. Elhamdülillah, bugün bu memlekette böyle bir güvensizlik kalmamıştır. Her zaman birtakım sorunlar olur, vatandaşın eleştirisi baş tacıdır. Ancak bu namussuzlardan, bu teröristlerden ve casuslardan devletimizi, toplumumuzu ve en önemlisi çocuklarımızı kurtardığımız bugünün kıymetini bilelim. Bugün memlekette kimse silah arkadaşından şüphelenmiyor. Memleketin ordusu omuz omuza yeniden savaşıyor. Bakın, 15 Temmuz oldu, bu memleketin ordusu içindeki pislikleri temizledi ve sadece 3 ay sonra Suriye'ye girdi. Ordumuz temizlendiği için içerideki sistemi tıkayan, yanlış yönlendiren hainlerden kurtulmuştu.”SAVUNMA SANAYİMİZİ ELEŞTİREN YA FETÖCÜDÜR YADA PKKLI”

“Şunu da belirtmek isterim: Bu memleketin savunma sanayiini, emniyetini eleştiren, suret-i haktan görünüp sanki iyiliğimize konuşuyormuş gibi yapanlara karşı dikkatli olalım. Profil resminde ilgisiz şeyler koyup memleketin savunma sanayiini veya millî adımlarını eleştiren biri varsa; o kişi ya gizli FETÖ'cüdür, ya PKK'lıdır, kısacası bu memlekete düşmandır. Bugün sahip çıkmamız gereken en kıymetli şey savunma sanayiimizdir. Kendi çocuklarımızı bu sümüklünün zihniyetinden ve zehrinden uzak tutmalıyız. Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün din hizmetlerini ve dinî eğitimi eksiksiz bir şekilde vermektedir. Bu ayın sonunda Kur'an kursumuzu açacağız, köyümüzde de yatılı Kur'an kursumuzu faaliyete geçiriyoruz. Kimse "Devlet din hizmetini sağlamıyor, biz de bunların peşinden gittik" bahanesini üretemez. Devlet işine talip olanlar, talimatı devletten alırlar; devlet hiyerarşisi dışında bir gruptan talimat alanların devlet vazifesiyle uyuşması mümkün değildir. Bu ülkeyi o karanlık geceden aydınlığa çıkaran başta Sayın Cumhurbaşkanımızdan, sokaklara dökülen vatandaşlarımızdan ve devletimizin şerefli askerinden, polisinden, jandarmasından Allah razı olsun. Tarihten bugüne ve 15 Temmuz gecesinde verdiğimiz tüm şehitlerimize Allah rahmet eylesin, gazilerimize ömür versin.”

 


 

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05446558084
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!