Nasıl bir toplum nasıl bir insan olduk anlaşılır değil.İnsan kendine bile şaşar mı ? evet evet bunu bile yaşar olduk biz.Millet olarak haksızlığa karşı bildiğiniz sus pus saf olmuşuz.Yetmemiş bir de arsızı hırsızı ahlaksızi destekler alkışlar değer verir hale gelmiş ve herşeyi normal görür olmuşuz.Buda yetmemiş ne kadar haksız ve gayri ahlakı insan varsa,eğer güçlü ise onlara yalakalığın daniskasini yapar hale düşmüşüz.
Yenilen içilen çalınan sağa sola peşkeş çekilen amaci dışında kamu malının darmadağan edilip menfaatine kullanılan varlikların paraların bizim olduğunu,halka hizmet için kullanilmasi gerektiğini görmezden gelip kanıksamışiz.Kimleri zengin etmişiz kimleri kimleri adam etmişiz hiç farkina varmamışız.
Hırsızın büyüğü küçüğü yeri mahalli mekanı olmaz.Özellikle sosyal konuları kapsayan suçlarda çifte standart olmaz,olmamalı.
Eğer bir konuda yalan yanlış üç kâğıt hırsızlık varsa bu işin dinlisi dinsizi farketmez..
hırsız hırsızdır.
Toplumda,senin hırsız benim hırsız olmamalı.! Kendine güven hasıl edilen emin zannedilen bir insana,hangi cenahtan olursa olsun samimi olarak güvenen kişiler suçlu ilan edilmemeli.
Ne yazık ki herşeyde olduğu gibi bu konularda da millet olarak başka kasıt ve gayeleri ön planda tutmamız bu tür ayrimciliklari meydana getirmekte.Her iki veya üç taraf içinde gecerli bir konudur bu.
Bir tarafın yaptıği pisliği karşı tarafın pisliğiyle temizleme ciheti kesinlikle âdil değildir.
Şu da bir gerçek..İyi şarkıcı da arsız olabilir kötü huylar barındırabilir,iyi mevlithanda da kötü huylar bulunup düzenbazlığın daniskasinı yapabilir.
Örneklerini gördüğümuz gibi namaza inannayan da insanı çarpabilir,namaz kılan da insanı çarpabilir..! Buradaki suç ve sebep,her iki taraf içinde namazın kendi değil kişinin kendisidir.
Arsıza hırsıza ahlaksiza zorbalık yapana kötü deyip,güzel olana hakdan yana olana da iyi demediğimiz sürece,maalesef ülke olarak insanlık olarak müslümanlık olarak sınıfta kalacağımizı unutmuşuz.
Müslüman bir ülkede mutaasıp yaşayan ve kutsalına değer veren bizlerin,ar namus çalmak çırpmak kavramlarından her daim bahsediyor olmasi ağırına gidiyor insanın.
Sadece konu bu mu?
Evladım var diye övünen ana babalar bizler,ne kadar zor durumda oldugumuzu unutur olmuşuz.
Gencliğin ne halde olduğunu yaşam giyim kültür inanç ahlak konularında ne kadar büyuk tarz degişikliğine girdiğini görmezden gelmişiz.Çunku çaresiz kalmışız güçsüz kalmışız biz.Sözümüz de sazımız da geçmez olmuş.Onlara saygıyi anlatamamışız.Onlara pislik arsızlık hırsızlık namussuzluk nedir örnek olamamışız.Örnek olamadığımız yeni nesilden birde bunların hepsini bekler olmuşuz.
Böyle devam ederse,gelecek nesilden korkmamız ve şuan gördüklerimiz sanki çok normal.Hani eskiden bize derlerdi ya! siz ne gördünüz ki,yokluk görmediniz açlık susuzluk görmediniz diye.Hıçbir şey görmeyen bir nesile bu konulardan bahsetmek belki biraz saçma.
Evet beyler! Bizden önceki kuşak,bizim kuşak,bizim evlat kuşak...hadi evlatlardan sonraki kuşağı da siz tahmin edin ama
gidiyoruz millet haberiniz olsun.!